04 Kasım 2020, 21:20 tarihinde eklendi

SATIRLARDAN TAŞAN GERÇEKLİK

SATIRLARDAN TAŞAN GERÇEKLİK

Satırlara serpiştirilen cümlelerin çizdiği resimlerin bazılarını asla unutamayız. Soyut kavramların tonları sanki onlarla tanışıyormuşuz gibi gözümüzün önünde belirir ve bize el sallayıp selam verir vermez bir sonraki hayalgücüne doğru kendini takdim etmeye yönelir. “Sen de okudun mu?” sorusu “Sen de gördün mü?” ye doğru evrilerek âdeta somutluk kazanır. Bazen bir betimleme ya da destansı bir anı anlatan cümle kendi biçiminden sıyrılarak insanın hayal dünyasına akın ederken değişir. Herkesin düşüncelerinde aynı benzerlikte canlanmaması  bence tasfir edilen anın/olayın muhteviyatına yönelik mükemmel bir değişkenliktir. Amaç hiçbir zaman vakit geçirmek değildir; aksine, zamanı yaşamaktır. Kelimelerle detaylandırılan imgeler insanı besleyen hayal gücünün uçsuz bucaksız sınırında gezinerek yeniden şekillenir. Tanışılan cümleler zamanla sıradanlaşıp anı raflarındaki yerlerini alırlar. Onları değerli kılan ise asla unutulmamalarıdır...

Nice karmaşık ve uzun duygusal süreçler cümlelerin sergiledikleri gerçekçi duruşlara sığdırılır. Kahramanlık, cesaret, öfke, hışım, terk edilmişlik, aşk, sevinç, korku, yalnızlık, özlem, ağıt, vefa…Gerçek dışı bir düzlemin satır basamaklarında dolaşan hayal kahramanları gerçekçi duyguların yansımalarına dönüşür.

Gezegenimizin sıra dışı gizeminden ilham alan nice yazarın satırlara döktüğü duygu içerikli betimlemeler yalnızca karakterlerle sınırlı değildir elbette. Farklı görselleri çizen cümlelerle yeni diyarların keşfine davet ederler bizleri. Bu bazen ismine alışık olmadığımız başka gizemlerin yuvası olur. Yeri geldiğinde bir kentin üzerine çöken acımasızlıkla tanıştırdılar bizi. Farklı dünyaların kesiştiği köprülerden onların ellerini tutarak geçeriz. İnsan aklının içerisine serpiştirilmiş sayısız dünyanın keşfine çıkarız okumalarla. Her birimizde bu anlatımlar farklı bir yer ve değere sahiptir. Farklı türe ait canlılar, değiştirilmiş insanlar, mitolojik canlılar ve daha nice unsur. Belki onları ilgi çekici kılan insana özgü hislerin farklı bir dünyanın kurallarında kendilerine yer edinme çabasıydı. Belkilerin yankıları sonsuzluk döngüsünde akıp gittiği için kendimiz ve yazarın kurgusal olasılıklarıyla bir kesişim noktası üzerinde karşılaşabiliyoruz.  Kurgusal hisler gibi görünseler de gerçek hayatta karşımıza çıkan zorluklara karşı hayal kahramanlarına özgü kararlılığı, zorlu sınavlarındaki yalnızlığı içselleştirmemiz zaman alır. Ve bazen onlarla aşarız zorlukları.

Bazı okurlar bu satırların soyut anlamlarıyla yetinmeyip hayal dünyalarındaki canlılığı, ister acemi, ister ustalık bazında olsun üç boyutlu hâle getirmeye çabalıyorlar. Bu çalışmaların adına “Diorama” deniyor. Gerçek veya kurgu bir olayın, bir anın veya hikâyenin ışık oyunlarının da yardımıyla üç boyutlu olarak modellenmesi. 

Belki adını ilk kez duymuş olabilirsiniz; ama gezdiğiniz müzelerde böyle çalışmalara rastladığınızdan eminim. Aslına bakarsanız oldukça yaygın bir hobi olduğunu söyleyebilirim. Maket yapımına gönül veren insanların bazıları bir süre sonra yaptıkları işlerin tasarım bölümüne de ilk elden hâkim olmak istiyorlar. Çünkü diorama çalışmaları ölçek unsurunun tasarımcıya göre değiştiği bir içeriğe sahip. Elbette maket ve dioramayı bir arada kullanmaktan yana olanların sayısı da oldukça fazla.

İçeriğinde kullanılan malzemelere gelecek olursak söylenebilecek o kadar çok şey var ki!

Hobi malzemeleri satan yerler, sanatsal araç ve gereçlerin satıldığı birçok dükkân son yıllarda bu sanat dalıyla ilgili türlü malzemeleri raflarında sergiliyorlar. Örneğin kil, alçı, suni çim, küçük taşlar, ahşap çubuklar, model ağaçlar ve yazamayacağım kadar çok şey. Aslında aynı fazlalık, diorama yapımında kullanılabilen boyalar için de geçerli. Her rengin insanın sinirini bozacak kadar farklı tonda yanyana dizilmeleri seçim şansını zorlaştırıyor. Keşke bunlarla bitse. Birkaç sene önce çalışmaları gerçekçi gösterecek efekt boyalarıyla karşılaştım. Kış mevsimi ve diğer döngülere özgü vurguları belli eden türlü boyalardan söz ediyorum.

Bunun kitap okumakla ne ilgisi var? diye sorabilirsiniz. Elbette doğrudan bir ilgisi yok. Söylediğim gibi, bu yalnızca bir hobi. Yine de bu tür çalışmaların hayal gücünüzün keşfiyle doğrudan ilintili olduğunu söyleyebilirim. Çünkü satırlar farklı hayal gücüne dokunduğunda verdikleri ilhamla da çeşitlilik gösterirler. Bazı insanlar kendilerini bir anda şövalenin karşısında bulur ve elleri fırçalara gider. Başka biri uzun süredir dokunmadığı müzik enstrumanının akordunu yapmaya koyulur. O anın davetini kendi hayalgücüyle kabul eder. 

Öyle çalışmalarla karşılaştım ki, bazılarını paylaşmak isterim. Mesela Yüzüklerin Efendisi adlı destansı romanı okuyanlar Gandalf ve Balrog’un Khazad-dûm Köprüsü’ndeki mücadelesini muhakkak hatırlayacaklardır. Bu mücadelenin türlü diorama uyarlamalarını gördüm. Star Wars hayranlarının sayamayacağım kadar çalışmaları var. Usta Yoda’nın inzivaya çekildiği Dagobah gezegenindeki bataklıklarla çevrili bölgeleri hatırlayanınız da vardır. Taht Oyunları (Game of Thrones) temalı çalışmalar yapanların sayısı da günden güne artıyor. Mevzunun fantastik/bilim kurgu boyutuyla ilgilenmeyenler de çalışmalarını farklı içeriklerle icra ediyorlar. Tarih meraklıları için en çok tercih edilen çalışmalar Ortaçağ ve İkinci Dünya Savaşı temalarına yönelik. Ülkemizde ve dünyada bu hobiye tutkun olan  yüzlerce, hatta binlerce kişi var. 

Elbette bunlarla sınırlı kalmak zorunda değilsiniz. Söylediğim gibi her şey hayal gücünüze ve hayal gücünüzün sınırlarını keşfetmekle ilgili. Muhteşem çalışmaları görüp “Ben bunu asla yapamam!” önyargısıyla kendinizi henüz başlamadığımız bir çalışmayla ilgili durdurmanızı tavsiye etmem. Zira o muhteşem çalışmaları ortaya koyanların tamamı sayamadıklarından daha fazla kere en baştan başladılar. Her denemeleri onlara öğreti dolu deneyimler kazandırdı. Başlangıç aşamasında zorlanacaksınız. Olmadı! diyeceksiniz. Sonra bir an gelecek ve hayal dünyanızda canlanan imgeyi şekillendirmeye adım adım yaklaştığınızı gözlemleyeceksiniz. İnternet ortamında Diorama yapımıyla ilgili tavsiyelerde bulunan bir sürü site ve Youtube’da yüzlerce video var.

Başlangıç aşamasındaki diorama çalışmaları için ayrılacak bütçenin gözünüzü korkutacak meblağda olmadığını söyleyebilirim. Araştırmanızı derinleştirdikçe farklı materyallerle de çalışabileceğinizi öğreniyorsunuz. Örneğin bazı insanlar tamamen ahşap veya mukavva kullanmayı tercih edebiliyor. Son olarak, bazı materyallerle çalışırken ellerinizi ve gözlerinizi koruyan aparatlar (eldiven, gözlük, maske) kullanmanızı tavsiye ederim.

Okuduğunuz en güzel satırlardaki gibi bir hayat yaşamanız dileğiyle…

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *